İslamic Source

Program Hakkında Çok Önemli Bir Rehber

İslamic Source

Es Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuh
Bismillah.

Günlük yaşantımızda hepimiz birer meşgale içerisindeyiz. Hepimizin çeşitli işleri, görevleri ve sorumlulukları var. Haliyle hepsini gerçekleştirebilmek için bunları bir sıraya, düzene ve programa oturtmak gerekiyor. Hayattaki büyük-küçük çoğu işte sistemli, programlı ve düzenli olmak, disiplini, istikrarı ve uygulanabilirliği önemli ölçüde arttırdığı, bu vesileylede başarı oranını da bir hayli arttırmaktadır. Bu sebeple bu yazımızda, günlük/haftalık program hazırlamanın önemine, programa nasıl uyabileceğimize ve neden uyamadığımıza, ideal bir programın nasıl olması gerektiğine, temel taşlarına ve olmazsa olmazlarına değinmeye çalışacağız inşaALLAH.

Bu yazımızı okumadan önce, diğer iki yazı ile ciddi miktarda bağlantı içerdiği ve kafanızda soru işareti kalmayıp, meselelerin önemini kavrayabilmeniz için sırası ile Uyku Rehberi ve ardından Spor Rehberi içeriklerimizi dikkatle okumanızı şiddetle öneririz. Bu yazımızda da dilimiz döndüğünce meseleyi ilmi ve bilmi açıdan ele almaya gayret edeceğiz inşaALLAH. Gayret bizden, takdir Yüce ALLAH'tandır. Bismillah.

Program Hazırlamak Neden Önemli?

Program hazırlamak aslında en basit hali ile yapılması gereken ve iş ve adımları kronolojik sıraya koymak demektir. Ancak tek başına kronolojik sıraya koymak, iyi bir program hazırlamak için yeterli değildir. İnsan hayatı çok parçalı bir yapıdadır. Herkesin yapması gereken işler ve sahip olduğu sorumluluklar vardır. Üstelik çoğu iş de kendi içerisinde aşama ve adımlara ayrılmaktadır. En küçüğünden en büyüğüne kadar çoğu iş ve eylemmimizde az ya da çok bir planlama ve programlama gerekmektedir. Aksi taktirde bodoslama ve plansız başlanan işler birbirine karışır ve olması gerekenden çok daha zor bir hal alırlar. Plan ve program hazırlama ihtiyacı yemek hazırlamaktan savaş yönetmeye, günlük program oluşturmaktan şirket planlaması yapmaya kadar her durumda geçerlidir. Gün içerisinde de hepimizin pek çok görevi ve yapmak istedikleri vardır. Temel ihtiyaçlarımızı gidermek, kişisel bakımımızı yapmak, sevdiklerimiz ile vakit geçirmek, spor yapmak, ibadetlerimizi gerçekleştirmek gibi gibi pek çok iş sayılabilir. Ancak bu eylemler düzgün bir sıraya konulmadıkları taktirde gün içinde gelişen olaylarla da birlikte asla yapılamayabilir ve gün sonunda kişi hiçbir amacını gerçekleştirememiş ancak tüm gün süren bu belirsizlik ve stres halinden dolayı bitkin düşmüş ve morali bozulmuş olabiliyor. İlmi açıdan bakacak olursak insan fıtratı belirsizliği sevmez. Belirsizlik durumu insanda kaygı ve strese yol açar. Ayrıca yapılması gereken işlerin sorumluluğunun yüklemiş olduğu ek baskı ile insan daha da stres altında kalır ve bu sefer sağlıklı düşünememeye başlar. Ayrıca baktığımız zaman ALLAH(c.c.) yüce hikmeti ile gün içerisinde insana 5 adet farz namaz vermiş ve hepsi için ayrı ayrı vakitler tayin etmiştir. Yani bir nevi namaz vakitleri belirli bir programa göredir. Her bir namazın belirli bir vakti, ve nasıl kılınacağı ile iligili rekat sayısı vardır.

Tüm bunlara baktığımız zaman düzenli bir günlük programa sahip olmanın önemi ortaya çıkmaktadır. Ancak her program doğru program değildir. Pek çoğumuz bir programa sahip olmamıza rağmen bu programa uymakta zorluk çekebilmekteyiz. Peki neden herhangi bir program iş görmez?

Programa Neden Uyamayız?

Kimi zaman günlük/haftalık bir programa sahip olsak bile buna uymakta zorlanabiliriz. Burada suçlu her zaman siz olmayabilirsiniz. Çünkü kimi zaman sorun programda ve hazırlanış şeklinde olabilir. Ayrıca her program size uygun program da olmayabilir. Gelin bir programa uyamamanıza sebep olan bazı etkenleri inceleyelim.

1. Aşırı Yoğun ve Statik Program

Bazı programlar uzaktan kusursuz görünebilir. Tek bir gün içerisine onlarca büyük iş, saatlerce süren spor, sıkı kurallar ve dakikası dakikasına bölünmüş bir gün ile ilk bakışta başarılı olmak için ihtiyacınız olan program gibi görünebilirler. Ancak aslında durum pek öyle değildir. Çünkü bu tür aşırı yoğun programlar çoğunlukla hayatın gerçekliğinden oldukça uzaktırlar. Günlük yaşantımızda pek çok beklenmeyen olay yaşanabilmektedir. Bu durum dakikası dakikasına bölünmüş ve oldukça yoğun bir programın ihtiyaç duyduğu durgun ve öngörülebilirlikten çok uzaktır çünkü gün içerisinde çıkan en ufak aksaklık tüm programı alt üst edebilir. Çünkü hayat dinamik ve değişken bir yapıdadır ve asla sabitliğie, durgunluğa gelemez. Bunu eşyanın fıtratında bile görmek mümkündür. Kullanılmayan eşyalar bile zamanla tozlanır, kirlenir, pas tutar ve işe yaramaz hale gelir. Aynı şekilde insan da yeteri kadar hareket etmediği taktirde fiziksel ve ruhsal negatif etkilere maruz kalır. Aynı durum hayat için de geçerlidir. Günlerin saatleri bile yıl boyu uzayıp kısalırken sizin sabit saatli bir program yapıp bunu hayatın dinamik ve süprizlerle dolu akışı içerisinde uygulamanız ne kadar mümkündür? Dinamik bir hayata sahip olan ve dinamik bir canlı olan insana statik bir program vermek camdan aletler ile iş yapmaya benzer. Cam da normalde oldukça sert bir malzeme olmasına rağmen esneme payı olmaması sebebi ile oldukça kırılgandır. Bu tip fazlasıyla sıkı programlar da tıpkı cam gibi her an kırılabilirler. Ek olarak insan, makine değildir. Duyguları olan, sıkılabilen, yorulabilen, farklı ihtiyaçları olan bir canlıdır. Bu sebeple her ne kadar ideal gözükse de çok yoğun programlar uzun vadede faydadan çok zarara sebep olabilir. Ayrıca kişi bu programa uyabilmek adına uykusundan, sağlığından, sevdiklerinden ve daha pek çok şeyden feragat etmek zorunda kalabilir. Bu durumları yapay takviyeler ile düzeltmeye çalışmak ise sorunu çözmez. Çok yoğun programların yıpratıcılığını eşyanın fıtratında bile görebiliriz. Bir alet ne kadar sağlam olursa olsun aşırı yoğun kullanımda bir noktada kullanılamaz hale gelecektir. İlmi açıdan bakacak olursak Yüce ALLAH'ın bizlere her koşulda farz kılmış olduğu 5 vakit namazın belli vakit aralıkları vardır. Yani yapmakla yükümlü olduğumuz bu görevi yerine getirmek için bizlere esnek bir zaman aralığı tanınmıştır. Ayrıca Hz. Muhammed(s.a.v.)'in sünnetine baktığımız zamanda kendisinin kolay yolu seçtiğini görmekteyiz. Ayrıca İslam kişinin kendisini ibadetle dahi harap etmesini engeller, çok ve devamsız ameldense, az ama devamlı olan ameli teşvik eder.

2. Uyumsuz Öncelikli Program

Bir programama uyamamamızın bir diğer sebebi de bu programın bizim önceliklerimize ve ihtiyaçlarımıza göre belirlenmemiş olması olabilir. Örneğin profesyonel bir sporcunun programında spor oldukça fazla ve önem arz ederken, normal bir insan da spora ihtiyaç duymasına rağmen profesyonel sporcunun aksine daha az zaman ve önem ifade etmektedir. Ya da okul çağındaki bir çocuğun derslerine ayırması gereken vakit ile ev geçindiren bir babanın işine ayırması gereken vakit gibi herkesin kendi durumuna göre farklı öncelikleri olabilmektedir.

3. Yanlış Sıralanmış Program

Bir işin planlanıp programlanması kadar doğru sıra ile programlanması da bir o kadar önemlidir. Bunu tıpkı bir kek tarifi gibi düşünebilirsiniz. Keki hazırlamak için tarifi adım adım uygulamak gerekir. Önce yumurtaları kırmalı, sonra unu, şekeri ve diğer malzemeleri eklemeli, sonra iyice karıştırmalı ardından karışımı kalıba dökmeli, daha sonra fırına vermeli, piştikten sonra varsa üzerine süslemesini yapmalı, ardından soğumasını beklemeli ve sonra dilimleyip servis etmelisiniz. Ama bu adımları doğru sıra ile yapmazsak ve yumurtalar olmadan diğer malzemeleri kalıba koyup fırına verir, çıktıktan sonra tabaklara böler ve ardından üzerine yumurta kırarsak, yani kısaca işin adımlarını doğru sıra ile yapmazsak haliyle beklediğimiz neticeyi elde edemeyiz. Bu sebeple günlük programımızın da doğru sıraya sahip olması oldukça önemlidir.

BONUS: İrade ve Bilinç


Bir programa uyma işi saydığımız diğer tüm maddelerin yanı sıra aslında bilinç işidir. Bu durum genel olarak aslında hayatın tamamı ile ilgilidir. Yapmak istediğimiz, bırakmak/yapmamak istediğimiz şeyler, yapmamız ve yapmamamız gereken şeyler, uymamız gereken kural ve programlar, öğrenmek ve başarmak istediğimiz şeyler gibi pek çok alanda geçerlidir. Tüm olay kafada biter. Bir şeyi yapmanın en kolay yolu nedir? Onu yapmaktır. Bu konuyu herkes bildiğini zanneder ama aslında çoğu kişi yeterince özümsememiştir. Bu konu aynı zamanda sporla ilgili yazımızda bahsettiğimiz sınırlar konusu ile de oldukça yakından alakalı. Bir şeyi yapmanın, örneğin bir bardağı bir noktadan diğerine koymanın en kolay yolu bunu yapmaktır. Harekete geçmek, eylemi başlatmak ve yapılması gerekeni yapmak ve ertelememektir. Aslında bu kadar kolaydır bir işi, bir sorumluluğu yapmak, bir hedef ulaşmak, bir şeyi öğrenmek. Ya da harama bakmaktan sakınmak, ya da namazı kılmak. Sadece yapılması gerekeni yapıp yapılmaması gerekeni yapmamaktan ibarettir olay. Bunu aslında hepimiz derinlerde biliriz. Peki o halde neden yapamayız? Kafamızdaki sınırlar, engeller ve etiketler yüzünden. Kimi zaman üşeniriz, bu engeli nefsimiz koyar. Kimi zaman neden ben yapıyorum başkası yapsın deriz, bu engeli şeytan koyar. Kimi zaman ama nasıl yapacağım ki ben bunu yapamam deriz, bu engeli biz koyarız. Kimi zaman ben bunu yapamam zaten herkes öyle diyor deriz, bu engeli başkaları koymuştur. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki ve bunu anlamak çok önemli ki; bu hayatta engeller hep olacak. Sınırlar, etiketler, engeller hep olacak ve bundan kurtulmanın bir yolu yok. Azaltılabilir ama tamamen kurtulmanın bir yolu yok. Unutmayın bu dünya tatil mekanı değil imtihan yeridir. İngilizce bir deyiş der ki "Hem güçlü bir karakter hem kolay bir hayat isteyemezsiniz. Birinin bedeli diğeridir.". Ayrıca "Acı yoksa kazanç yok", "Risk yoksa ödül de yok", "Gülü seven dikenine katlanır", "Güzel şeyler zordur ve emek ister", "Öldürmeyen acı güçlendirir" ve "Cesaret eden kazanır" deyişleri de dediklerimizi ve zorluğu destekler nitelikte popüler deyişler olarak sıralamabilir. Unutmayın kömürü elmas yapan maruz kaldığı basınçtır. Bu sebeple hayatında bir şeyler başarmak isteyen veya biryerlere gelmek isteyen herkesin bunun bedelini ödemeye hazır olması gerekmektedir. İrade dediğimiz kavram burada devreye girmektedir aslında. Hedef ve amaçlar doğrultusunda engelleri tanımamak olarak tanımlayabiliriz iradeyi genel itibarıyla. Yani yapılması gereken şey o bardağın alınıp diğer noktaya konulması mı? O halde üşenmek vs dinlemeden bunu yapmak işte bunu yapabilen kişinin iradesi buradaki engellerden daha büyük demektir. Fakat mesela kişi erken kalkmak istiyor fakat gece geç yatmış. Sabah çok uykusu var. Burada uykunun yoğunluğu iradeyi örtebilir. Fakat kişinin amacı/hedefi ne kadar büyük ve güçlüyse bu durum iradesine de o oranda yansıyacaktır. Örneğin kişi gece çok geç yatsa da sabah namazı alarmında ne olursa olsun kalkar. Çünkü buradaki amaç engelden çok daha büykü olduğu için irade de haliyle çok daha güçlü olacaktır. Kişi irade ortaya koymanın yanında engelleri küçültebilecek etkenleri de kendi tarafına kullanırsa çok daha avantajlı konuma gelecektir. Bir işe başlamanın bitirmenin yarısı olduğu söylemi de aslında bu nokta ile ilişkilidir. Çünkü irade en çok bir işe başlarken gerekmektedir. Çünkü bir işe başladığımız zaman zaten engelleri bir defa aşmış oluruz. Aynı zamanda artık o işi bırakmak bizler üzerinde olumsuz ve başarısız bir etki yapacağı için olumlu yönde bir engel oluşturarak bizi destekler. Tüm bunların yanında işi disiplin ve azimle devam ettirebilmek için hala bilince ve iradeye ihtiyacımız vardır. Örneğin erken kalkmak uykunun rahat ve sıcaklığı sebebi ile nefse hoş gelen birşey olduğundan burada engel oluyor bize. Fakat biz iradeyi ortaya koyup aynı zamanda kalktıktan sonra kendimizi sıcak tutarsak bu engeli daha da küçülteceğinden erken kalkmak bizim için daha da kolay bir hal alacaktır. Mesela ilgimiz olan veya ihtiyacımız olan bir konuda yeteneğim yok diyerek kendi kendimize olumsuz etikler vererek önümüze engel koymaktansa kendimize olumlu konuşursak, çalışan kişiye ALLAH'ın başarıyı vereceğine inanıp ortaya gerekli irade ve azmi koyarsak inşaALLAH başarılamayacak şey yoktur. Tarihe yön veren nice insanlar yaptıkları pek çok şeyde doğuştan yetenekli değillerdi. Hatta bazıları kendi dönemlerindeki insanlardan daha kötülerdi ilk başta. Fakat günün sonunda onları öne geçiren şey büyük bir amaç edinme, sıkı çalışma ve gerekli iradeyi ortaya koymak olmuştur. İşte tüm bunlar neticesinde ALLAH onlara başarıyı vermiştir. Tüm bu saydıklarımız bilinç işidir. Bu sebeple aslında tüm iş kafada biter. Bahanelerin, sorunların, engellerin, etiketlerin, sınırların arkasına saklanmadan amacın ve bizi o amaca yönlendiren nedenin bilincinde olup sadece yapılması gerekeni yapacak iradeyi ortaya koymaktır tüm konunun özü. Bir programa uymak için gereken şeyde budur. Başarısız olmanın üç yolu vardır: Ya pes edersiniz, ya bilerek yanlış yöne gidersiniz ya da ölürsünüz. Aksi taktirde başarmak isteyen insan başta yanlış yönde ilerlese bile doğru bilinçle bunu farkeder ve düzeltir. İlmi açıdan bakacak olursak zaten bizlere bu dünyanın bir imtihan yeri olduğu belirtiliyor. Ayrıca sürekli olarak sabır tavsiye ediliyor. Bu konuda Asr Suresi tam olarak konumuzu özetler niteliktedir:
"Asra yemin olsun ki. İnsan muhakkak ziyandadır. Ancak iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna." Asr Suresi 1-3



İdeal Programın Temel Taşları ve Olmazsa Olmazları


Program oluştururken kaçınılması gerekenlere değindiğimize göre gelin şimdi de program oluştururken uyulması gerekenlere bir göz atalım.

1. Dinamik ve Esnek Program

Programın her koşulda uyulabilir olması için tıpkı namaz saatlerinde olduğu gibi dinamik bir yapıya sahip olması ve esnek olması gerekir. Bu sebeple örneğin programı namaz vakitlerine göre bölmek oldukça yararlı olacaktır. Böylece hem program sürekli olarak dinamik olacaktır hem de her bir bölmedeki işler için esnek vakit sağlayacaktır. Bu noktada tıpkı namazda olduğu gibi ilgili bölümdeki işlere ek boş vakit bırakmak uygulanabilirliği arttıracaktır. Yani mesela Öğle Namaı ile İkindi Namazı arasındaki bölüme konulacak işler o aralıkta rahatlıkla yetişecek hatta vakit kalacak şeklide yerleştirilirse, hem işler zamanında bittiğinde kişiye dinlenme vakti kalır, hem de araya bir süpriz girse dahi programın aksaması ve işlerin yapılamaması engellenmiş olur.

2. Uygun Bölümlere Uygun İşleri Koymak

Hayatta herşey dinamik bir yapıdadır. Sürekli olarak yükselmeler ve alçalmalar yaşanmaktadır. Bu durum gün içerisinde insan fizyolojisinde de geçerlidir. Günün belli saatleri belli işler için daha uygundur. Örneğin kimi aralıklar vücut fiziksel işlere daha uygunken kimi aralıklar zihinsel işlere daha müsaittir. Peki günün hangi bölümleri hangi işler için uygundur? Aslında bu sorunun cevabı da yine Namaz saatlerince, Rasulullah(s.a.v.)'in sünnetinde ve Kur'an'da mevcuttur. Aşağıda bilimsel ve ilimsel olarak günün bölümleri ve uygun oldukları işler kısaca yer almaktadır:
-Seher Vakti-Sabah Namazı aralığı tamamen dinlenme ve ibadetle geçirilmesi gereken sakin ve oldukça değerli saatlerdir. Bu aralık sadece ibadete ve dinlenmeye ayrılmalı.
-Sabah Namazı-Öğle Namazı aralığı insanın en enerjik ve verimli olduğu saatlerdir. Bu aralık yoğun çalışmaya, öğrenmeye ve spora ayrılmalı.
-Öğle Namazı-İkindi Namazı aralığı enerjinin ve kan akış hızının yavaş yavaş düşmeye başladığı bir aralıktır. Bu aralık orta yoğunlukta geçmeli.
-İkindi Namazı-Akşam Namazı aralığı artık kan basıncının oldukça düştüğü bir aralıktır. Günün bu saatinden sonrasına iş bırakılmamalı, bu saatten sonra mümkün olduğunca hafif geçmelidir. Bu aralık dinlenme ve aile ile vakit geçirmeye ayrılmalıdır. Ayrıca İkindi vaktini zikir ve ibadetle değerlendirmek sünnettir.
-Akşam Namazı-Yatsı Namazı aralığı artık günün bittiği son aralık olup zihin boşaltılmalı ve vücut yavaş yavaş uyku moduna geçirilmelidir.
-Yatsı Namazı-Seher Vakti aralığı uyku için en verimli ve önemli zaman dilimidir.

3. Günlük Programda Dinin Yeri

Biz Müslümanlar için asıl önemli olan bu geçici ve ölümlü dünya hayatı değil, asıl ve ebedi yurdumuz olan ahiret hayatıdır. Ahiret hayatımızın mutluluğu ise bu dünyadaki yaşantımıza bağlıdır. Bu sebeple günlük programımızı oluştururken kalbimizi ve imanımızı diri tutacak olan, bizlere dinimizi ve yaşama amacımızı hatırlatacak olan dini ibadet ve vazifelere en fazla önceliği vermemiz gerekmektedir. Bu konuda yapabileceğimiz basit birkaç uygulama bile çok büyük fayda sağlayabilir ALLAH'ın izni ile. Örneğin güne Kur'an ile başlayıp Kur'an ile bitirmek oldukça önemlidir. Bu gün içerisinde maruz kaldığımız olaylardan bizleri sıyırıp bizleri tekrar yüce vahye bağlayacağı gibi aynı zaman bilincimize de Kur'an'ın hayatımızdaki önemini daha sağlam şekilde işlemeyi sağlayacaktır. Bunun yanında zihni boşaltacak ve inşaALLAH ecir kazanmamızı sağlayacaktır. Ek olarak günlük olarak sabit Kur'an ve Hadis okuması yapmak, az ama devamlı olduğu müddetçe bileri sürekli olarak dinimizin temel kaynakları ile meşgul edecek, kalbimizi diri tutacak ve içimizdeki İslam, ALLAH(c.c.) ve Peygamber(s.a.v.) sevgisini ve muhabbetini de besleyecektir.

4. Erken Kalkıp/Yatmak ve Doğru Uyku

Uyku yazımızda zaten uykunun önemine değindiğimiz için burada tekrardan bu mevzuyu açıklayıp delillendirerek yazıyı uzatmanın lüzumu yok. Ancak erken kalkıp erken yatma konusuna kısaca değinebiliriz. Sahih hadislerde belirtildiği üzere sabah vakitleri bereketli kılınmıştır. Ayırca Hz. Muhammed(s.a.v.)'in yaşantısına baktığımız zaman da kendisinin erken kalkan ve erken yatan bir kişi olduğunu görebiliriz. Bu durumu Müslüman olsun olmasın pek çok başarılı iş adamı ve sporcuda da gözlemlemek mümkündür. Çünkü erken kalkıp erken yatmak sadece mental ve fiziksel sağlığı değil irademizi ve disiplinimizi de destekler ve güçlendirir.

5. Gün İçerisinde Spor

Spor konusunun önemine de spor yazımıda değindiğimiz için bu konuda da burada çok detaya inmeye gerek yok. Ancak günlük programımızın mutlaka spor barındırıması gerekmektedir. Spor sadece fiziksel yarar sağlamaz, aynı zamanda mental sağlımızı destekler ve disiplin, irade ve odağımızı da güçlendirerek diğer aktivitelerimize de olumlu katkı sağlar.

6. Günü Değerlendirme ve Programlama

Geri bildirim, neredeyse her konuda gelişimin en önemli anahtarlarındandır. Bu durum nefis muhasebesinden günü değerlendirmeye kadar çoğu alanda geçerlidir. Her akşam günü değerlendirmek hem gelişimimizi görmeyi sağlar, hem de neyin işe yarayıp yaramadığını anlamamıza katkıda bulunur. Ayrıca günlük programımız belli olsa bile her gün ufak tefek farklılıklar olabileceği için sabahları o günki işleri ayrıca ele almak, kafamızı boşaltıp işlerimize odaklanmamıza katkı sağlayabilir. Günü değerlendirme işi özellikle önemlidir çünkü ölüp kabirde hesaba çekilmeden önce her gün kendimiz hesaba çekmek elbette daha hafiftir. Günü programlama işi duruma göre akşamdan da yapılabilir.

Bunlar dışında birkaç ufak ve genel tavsiyede daha bulunabiliriz:
-Her gün bir ana hedef belirle. Her hafta, ay ve yıl için de birer ana hedef belirle.
-Bir gün için bir yada birkaç büyük hedef olsun. Ana görevleri en fazla 5 ile sınırla ve önem sırasına göre programla ve uygula.
-Görevleri önem sırası göre programla. Önce en önemli olanları programla. Ardından diğerlerini sırası ile.
-Mutlaka dinlenmeye de vakit ayır, kendini tüketme.
-Boş vakitleri tespit et ve doğru değerlendir.
-Parkinson Yasası: Bir işe 2 saat verirsen 2 saate yayılır, 30dk verirsen 30dk alır. İşler için gerekli zamanı doğru belirle ama hata payı bırak.
-Her gün 86,400 saniyen var ve yarına aktarılamaz ve yenilenemez. Bunu iyi kullan ve az bir kısmındaki sorunlarla hepsini boşa harcama.
-Az bile olsa akıllı, doğru ve devamlı çalış.
-Gerekirse önemli hedefler için önemsiz faaliyetlerden feragat edilmeli.
-Dijital dikkat dağıtıcılar başta olmak üzere uyaranlara ve dikkat dağıtıcılara karşı bilinçli ve dikktali ol.
-Dijital cihazlara sadece işin varsa geç ve sadece geçtiğin işi yap.
-Gününü iyi programla. İşlerin, kendin, sevdiklerin ve ihtiyaçların arasında dengeyi kur.
Ek olarak tüm bunlara rağmen programa uymakta sorun yaşayanlar için birkaç ufak tavsiye:
-Her 30dk'de bir bir önceki süre ne yaptım kendini sorgula.
-Gün içerisinde yaptığın en ufak şeyi bile not al, gün sonunda bu listeden en büyük zaman boşa harcayanları tespit e ve bunları değiştir.
-Yapılacak olan, yapılmakta olan ve bitenlere bak, ne neden tıkanıyor tespit et.
-İdeal günün ile gerçek gününü kıyasla, sorunları tespit et ve düzelt.
-Her gün/hafta bir sorun düzelt

Evet ve böylelikle bu yazımızın da sonuna gelmiş bulunmaktayız. Bu yazımızda diğer iki yazımızdan da yararlanarak programın önemini, programa uyamama sebeplerimizi ve ideal program için gerekli maddeleri öğrenmiş olduk. Bu yazımız ile bu serinin sonuna gelmiş bulunmaktayız. İnşaALLAH faydalı olabilmişizdir. Sizlerden bol bol dua bekliyoruz. Son olarak şunu belirtmek isterim ki üç yazıda da belirttiğimiz şeyler oldukça genel ve çoğunlukla herkes için geçerli şeyler olmakla ve hemen hemen herkesin uygulayabileceği şeyler olmakla birlikte kişiler kendi durum ve ihtiyaçlarını baz alarak eklemelerde bulunabilirler. Son olarak öğrendiklerimizi toparlayarak yazımızı bitirelim.

Önemli Not: Burada yazanlara ek olarak ideal program için uyku ve spor yazılarında belirttiğimiz hususların da bu programa entegre edilmesi gerekmektedir. Örneğin her namaz vaktinden sonra egzersiz yapmak ve uyandıktan sonra/uyumadan önceki zikir, hazırlık ve ibadetleri yapmak gibi.

Konunun Özeti:

Planlama ve programlama, başarı için kritik önem taşır. Günü planlamak ise hayatı ve işleri düzene sokmak için oldukça yararlıdır. Ancak uygun şekilde hazırlanmamış bir programa uymak mümkün olmayabilir. Uygun şekilde program hazırlamak için göz önünde bulundurulması gereken notkalar vardır. Doğru program için uyku ve spor hayati önem taşır. İdeal temel program için ilmi ve bilmi araştırmalar neticesinde varılan sonuçlar yer almaktadır:

Temel Günlük Program:

  • Sabah Namazı-Öğle Namazı:
    • Kalkış
    • Günü Planlama
    • Kur'an + Hadis Okuma
    • Isınma, Esneme ve Spor
    • Öğrenme
    • Önemli İşler
  • Öğle Namazı-İkindi Namazı:
    • Günlük İşler
    • Günlük Görevler
  • İkindi Namazı-Akşam Namazı:
    • Dinlenme
    • Aile
  • Akşam Namazı-Yatsı Namazı:
    • Ekrandan ve Yemekten Uzak Vakit
    • Günü Değerlendirme
    • Kur'an Okuma
  • Yatsı Namazı-Sabah Namazı:
    • Uyku
    • Teheccüd

Eğer isabet ettiysek bu ancak ALLAH'tandır. Eğer hata ettiysek bu da ancak bizdendir. İnşaALLAH faydalı olmuştur.
Hayırlara vesile olması dileği ile. Hayır dualarınız bekliyoruz.
Selamun aleykum.


: Program, Schedule, Rehber, Guide




22 .



:


~⚜~